Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü Konferansı

                          KASAUM KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE  ULUSLARARASI MÜCADELE GÜNÜ KONFERANSI

*Şeyma Kesim

Atılım Üniversitesi’nin 20.yılı kapsamında KASAUM tarafından gerçekleştirilen etkinliklerin ilki tüm dünyada ses getiren eylemler, toplu gösteri ve yürüyüşlerle önemi hatırlatılan bir kadın hareketine dairdi: Kadına yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü.

25 Kasım 1960 tarihinde Dominik Cumhuriyeti’nde, Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele eden Patria, Minerva ve Maria Mirebel kardeşler tecavüze uğrayıp öldürüldü ve bu tarih toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, ayrımcılığa, ataerkil toplumsal şiddete, aile içi şiddete, savaşa, ırkçılığa karşı toplumsal hareketin simgesi haline geldi.

Mirebel kız kardeşlerden birinin kod adının kelebek olmasından da esinlenilerek; o günden sonra bu üç kız kardeş, gerek Dominik'te gerek dünyada "kelebekler" adıyla efsaneleştirilerek anılmaya başlandı. 1981 yılında toplanan Latin Amerika Kadın Kurultayı tarafından, Mirebel kardeşler anısına "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü" ilan edilmesiyle bu tarih sadece bir anma etkinliği olmakla kalmayıp toplumsal bir kadın hareketine evrildi. 1985 yılında Birleşmiş Milletler tarafından "Kadına Yönelik Şiddete Karşı İçin Uluslararası Mücadele Günü" adı verildiğinde ise tüm dünyada kadın hakları aktivizmine dair en önemli tarihlerden biri haline geldi.

*****

Bu kapsamda Atılım Üniversitesi’nde KASAUM tarafından düzenlenen Kadına Yönelik Şiddete Karşı İçin Uluslararası Mücadele Günü Konferansı ile başta öğrenci ve akademisyenler olmak üzere pek çok kesimi bir araya getiren önemli bir etkinlik gerçekleştirildi. Toplumsal cinsiyet kavramı ve kadına şiddet üzerine yoğunlaşılan konferansta alanında uzman isimler katılımcılarla buluştu. Konferansın yanı sıra Kadriye Zaim Kütüphanesi içinde Atılım Üniversitesi Kadın Hakları Topluluğu ve KASAUM tarafından oluşturulan standlarda katılanlara toplumsal cinsiyet eşitliğine dair bilinçlendirici hediyeler dağıtılıp, konuya ilişkin bilgilendirmeler yapılarak birebir diyaloglar ile bu konuda bilinçlenmenin önemi hatırlatıldı. Karikatür sergisinin gerçekleştirildiği ve Yenimahalle Belediyesi Kadın Sığınma Evi Bağış Kumbarasının da kurulduğu fuaye alanına katılımcıların ilgisi yoğundu.

*****

Her yıl yaptığı etkinliklerle öğrencileri alanında uzman isimlerle buluşturan KASAUM, bu yılki etkinliklerinin ilk adımı olarak üyesi Öğr. Gör. Damla Songur düzenleyiciliğinde KASAUM Başarıyı Paylaşım Programı öğrencileri ile birlikte kadın ve çocuk hakları savunucusu Avukat Feyza Altun ve BM Toplumsal Cinsiyet Uzmanı Zeliha Ünaldı ile bir konferans gerçekleştirdi. Başta Atılım Üniversitesi olmak üzere pek çok üniversiteden katılımcının yoğun ilgi gösterdiği konferans, KASAUM Müdürü Doç. Dr. Gül Güneş’in açılış konuşmasıyla başladı. Toplumsal cinsiyet algısı üzerine bilgi veren ve anılarını katılımcılarla paylaşan Avukat Feyza Altun, toplumsal yaşamda özellikle kadın, çocuk ve LGBTİ bireylerin karşılaştığı cinsiyet ayrımcılığından ve buna tepki verilmesi gerektiği konusunda bilinçlenmenin öneminden bahsetti. Kadına yönelik şiddette uluslararası çalışma ve işbirliğinin öneminden bahseden Zeliha Ünaldı ise şiddetin temel sebebinin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklandığını şu cümleyle belirtti:  ’’Kadına şiddet bir salgın ise, eşitsizlik de onun mikrobudur.’’

*****

Avukat Feyza Altun kendi anılarından bahsederken ‘’Kadının Fenni’’ kitabını yazmasında başrolün babasına ait olduğundan bahsetti. Babasının aile içindeki ataerkil tavrının onu başta kendi hakları olmak üzere zamanla tüm ülke ve dünya kadınlarının hakları için mücadele etmeye ittiğini belirten Altun, “Bir kişi, bir kişidir.’’ diyerek bugün ülkede yaşanan kadın hakları ihlallerinin temelinde özellikle ailenin rol oynadığını ve eğer bir birey bile bilinçlenirse domino taşı etkisiyle diğer bireyleri etkileyeceğini ve bunun zamanla toplumun da bilinçlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Kadınların bu konudaki bilincinin oluşmasında en büyük etkinin aktivist hareketlere ait olduğunu belirten Altun “Önemli olan önce kadınlardaki aile, okul, işyeri ve toplumca oluşturulmuş önyargıları kırmak ve onların da kendi kabuğunu kırmasını sağlamak için bilinçlendirme hareketleri oluşturmaktır.” dedi. Katılımcıların kendisine yönelttiği sorularda yargı kararlarının toplum algısını büyük oranda etkilediğini belirtti. Şiddete yasalar ve yargı kararlarıyla meşru zemin hazırlanmasına toplumun tüm kesimlerince tepki gösterilmesinin önemini belirtti. Bu konuda iktidar partisi milletvekillerince verilen önergenin toplum tepkisiyle geri çekildiğinin hatırlatan Altun “Bir kişi bir kişidir ve bir kişi aslında herkestir.” diyerek, kişilerin birbirlerinden aldığı güç ile bir toplumsal hareket yarattığını vurguladı.

Konferansın bir diğer konuğu BM Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Uzmanı Zeliha Ünaldı ise bu alanda uzmanlaşmasının hikâyesini katılımcılarla paylaştı. ODTÜ’yü kazandığında şehir dışında tek başına yaşamanın bir kadın için zor olduğu ve uygun biriyle evlenirse Ankara gibi büyük bir şehirde daha rahat edeceğini iddia eden çevresiyle mücadelesinden bahseden Ünaldı toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinin oluşmasında ailenin etkisini vurguladı. Kendisinin hikâyesinin, ona sonuna kadar güvenip destekleyen ve çevresinin evlilik tavsiyelerine karşı çıkan babasının bu bilinçli tavrı ile başladığını belirtti. Ayrıca üyesi olduğu kuruluşun (BM) kadın hakları ve sorunları kapsamında pek çok etkin alt biriminin olduğundan bahseden Ünaldı her bir kadın sorunun altında toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yattığını ve oluşan kadın haklarının ise kaynağını eşitlikten aldığını belirtti. Kadınların toplumsal hayatta pozitif ayrımcılık veya üstünlük beklemediğini sadece eşitlik için mücadele ettiğini vurgulayan Ünaldı henüz siyasette dahi kadın etkisinin bu denli az oluşu söz konusuyken katedilecek yolun uzun olduğunu fakat Birleşmiş Milletler’in bu konuda oldukça etkin çalıştığını bildirdi. Bu yıl “Dünyayı Turuncuya Boyayalım” sloganıyla yola çıktıklarını belirten Ünaldı kampanyanın içeriğini katılımcılarla paylaştı.  “Dünyayı Turuncuya Boyayalım Kadına ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddet Son Bulsun” küresel girişimi, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kadına Yönelik Şiddeti Sonlandırmak için BİRLEŞİN isimli küresel kampanyası adına UN Women’ın öncülüğünde gerçekleştiriliyor. Kampanya için, kadına yönelik şiddetin olmadığı daha parlak bir geleceği temsil eden turuncu rengi seçildi. 16 günlük aktivizm boyunca dünyanın her yerinde etkinlikler düzenleniyor. Kampanya 10 Aralık İnsan Hakları Gününde sona erecek.

*****

Konferans katılımcılar ve konuşmacıların soru, cevap etkinliğiyle sonlandı. Sonrasında “Kadının Fenni” kitabı için oluşturulan stantta Avukat Feyza Altun okuyucuları için kitaplarını imzaladı. Hem konuşmacılar hem de katılımcıların büyük bir mutlulukla ayrıldığı konferans için teşekkürleri kabul eden KASAUM güzel bir etkinliğin daha haberini verdi.  Buna göre, Atılım Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi 2015-2016 LAP etkinlikleri kapsamında Birleşmiş Milletler (BM) ile kurmuş olduğu diyaloğun önemli bir geri bildirimi olarak Kadına Karşı Şiddetle Mücadelede Birleşmis Milletler "Dünyayı Turuncuya Boyayalım" 16 Günlük Aktivizm Kampanyası’nda paydaşlardan biri olarak yer alarak; 16 gün boyunca çeşitli etkinlikler düzenleyecek.

 

 

*Şeyma Kesim, Hukuk Fakültesi 4. Sınıf Öğrencisi.